Bursa İnegöl Şehitler Alevi Köyü

Şehitler köyü Bursa’ya 30 km uzaklıktadır. Soyu Ahmet Yesevi’ye dayanan köyü Hasan Dede’nin kurduğuna inanılmaktadır. Dışarıdan göç almayan köyün büyük ölçüde gelenekselliğini korumaya çalıştığını görmekteyiz. Bu araştırmada, Alevi inançlarının şekil verdiği köyün evlenme törenlerinde yer alan gelenek ve görenekler incelenmeye çalışılmıştır.

Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı olan Şehitler Köyü, il merkezine 30 km, ilçe merkezine 12 km uzaklıktadır. Eski adı Doma’dır. Daha sonra Bekçeviz olarak adlandırılan köy’ün adı 1970’ ten sonra İstiklal Savaşı sırasında çok şehit vermesinden dolayı Şehitler köyü olarak değiştirilmiştir (Kaplanoğlu1996; 258). Köyün kurucusu olduğuna inanılan Hasan Dede, Hacı Muradı Veli’nin evlatlarından olup, soyu Ahmet Yesevi’ye dayanmaktadır. Köyde 5 aile dede soyundan gelmektedir. Diğerleri Talip’tir1. Köyün tümü Alevi olup bu özelliği ile orijinalliğini korumaktadır.
Her yıl mayıs ayının ikinci haftası Hasan Dede (Cemiloğlu 2002;115) ve İstiklal şehitleri adına anma törenleri düzenlenmektedir.
Yatırlarıyla da bilinen Şehitler köyünde Hasan Dede türbesinin dışında Sarı Kız, Kara İshak ve Arap Dede adlı üç mezar vardır. Sarı kız Hasan Dede’nin kızı, Arap Dede oğlu, Kara İshak’ın ise savaşırken şehit düşen bir Alevi dedesi olduğu söylenmektedir. Nüfusu 800 dolayında olan köyde 180 hane bulunmaktadır. Köyde bir ailenin en fazla iki çocuğunun olması ve köyün dışarıdan göç almayıp, dışarıya göç vermesi nüfusun aynı kalmasını sağlamaktadır. 2 Bu göçün çoğunluğunu kasaba ve şehir merkezlerine ticaretle uğraşmak için gidenler ile yükseköğretime devam edip meslek sahibi olarak yaşamlarını il ve ilçe merkezlerinde devam ettirenler oluşturmaktadır. Köyde ilkokul, kütüphane, cami, türbe ve cem evi bulunmaktadır. Köyde yer alan ilkokul da bir ana okul sınıfı ve ilkokul üçe kadar okutulan öğrenciler bulunmaktadır. Diğer sınıflar için öğrenciler Yenice’ ye ve İnegöl’e gitmektedir.
Köyün kütüphanesinde 1500’e yakın kitap bulunmaktadır. Köy halkının çoğu ilkokulu bitirmiştir. Yaşlıların çoğu okur-yazardır. Köyde 500 yıllık bir hamam bulunmaktadır.
Hamam harap halde olduğu için kullanılmaz durumdadır. Bu hamamın restore edilerek müze haline getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle düğünlerde kullanmak için 1997 yılında küçük bir hamam yaptırılmıştır. Bize verilen bilgilere göre, köyde hiç kimse yüz kızartıcı suçlardan, kavgadan veya kanunların suç saydığı davranıştan dolayı karakola veya mahkemeye gitmemiştir. Basit anlaşmazlıklar da kendi aralarında çözümlenmektedir. Derlemeler sırasında köyde komşuluk ilişkileri üzerinde de durulmuştur. Kendi ifadelerine göre hiçbir komşu diğer komşusu ile kavgalı değildir. Aralarında sorun olanlar bu sorunlarını çözmedikleri sürece yapılan Cem ayinlerine katılamazlar. Köylü bu gibi insanları dışlar. İnsanlar dışlanmamak için birbirlerinin haklarına saygı gösterirler. Diğer yandan köylüler, kendilerini insan haklarına ve kanunlara saygılı, Atatürk ilke ve İnkılâplarına bağlı kişiler olarak tanımlamaktadırlar. Evlerin birçoğunda, Cem evinde, Hz. Ali’nin, On iki imamın ve Atatürk’ün fotoğrafları bir arada bulunur. (Taş, 2000;711)

Hülya Taş

Bir cevap yazın