Antakya’nın Alevi köyü: Bığdedi

Antakya merkezden Daphne’ye (Harbiye) doğru giderken Yolçatısından Yakto’ya (Gümüşgöze) doğru devam ederseniz sizi önce Der Uze (Samankaya) sonra Yeşilpınar Belediyesi karşılar. Yeşilpınar’dan sonra Aşağıdöver köyünü geçince ve Bığdedi’ye resmi ismiyle Değirmenyolu köyüne varırsınız.

Soner Barbaros
BİR YARIM ADA
Asi nehrinin çevrelediği bir yarım ada olan köy, Selimlımbayyid adında bir delisiyle ile ünlü. Karanlık ve oldukça yoğun yağmura rağmen Asi’den çamur içinde çıkarak gelen balıkçıları görünce bu köyde küçükten büyüğe bütün erkeklerin balık hastası olduğunun söylenti olmadığına inandık. Civar köyler tarafından da Yünen olarak bilinen köyden geçen Asi, uzun bir yol takip eder. Kimileri dağlarla birlikte yürüyen Asi’nin bir cennet var ettiğini söyler. Yol boyunca yürürken sık dallı defne ağaçlarında defne toplayan birilerine rastlayabilirsiniz. Çınar ağaçları betonlaşmaya direnen bekçiler gibi dipdiri duruyor ve ipiri yapraklarıyla yollarını okşuyor sanki. Köy de, köyün ismi ile anılan bir sosyal yardımlaşma dayanışma derneği mevcut. Harbalioğulları sanıyoruz köyün en aktif ailelerinden. Nerede durup sohbet ettiysek bir Harbalioğlu ailesinin mensubuna rastlıyoruz. Nitekim bu derneğin de yöneticisi Vecih Harbalioğlu. Köyden geçen Asi Irmağı, Cebeli Lübnan’dan doğup buralara kadar gelir. Buradan sonra da Siveydiye’ye (Samandağ) giderek al-Bahr al-Abyad al-Mutawassit’e yani Mare Nostrum’a (Bizim Deniz) Akdeniz’e dökülür. Eskilerin el yazmalarında Nehr-il Maklup (Tersakan Irmak) adıyla bilinen Asi’ye dair söylencelerden Bığdedi’de nasibini almış.

TADİLAT YAPILAN SAĞLIK OCAĞI

Daha önce yıllarını yurt dışında geçirmiş olan köyün muhtarını bularak etrafı gezmeye başlıyoruz. Köyün sağlık ocağı bir sene öncesine kadar oldukça eskiymiş. Muhtar doktorun tavsiyelerine uyarak binayı tadil ettiğini belirtiyor. Köy sakinlerine sorduğumuzda ise “Sağlık ocağının yenilenmesi iyi ama doktor sürekli bulunmuyor.” diyorlar.

Muhtar Hamurcu, eski muhtardan yaklaşık 36 bin lira borcun üzerine kaldığını söylüyor. 17 bin liralık yapılandırma borcunun 7 bin lirasının ödendiğini ve şu an yaklaşık 10 bin lira borçlarının kaldığını belirtiyor. Kendisi yönetime geldiğinde muhtarlığın borç batağında olduğunu belirtiyor ve “Nereye el attıysam borç!” diyor.

Köy azası İbrahim Hürriyetoğlu da diğer sorunları anlatıyor, “Köyde en büyük sorunlardan biri baz istasyonu. Arsa sahibi bizim köyden değil.” diyor
Baz istasyonunu kuran şirket Adana’dan gelmiş ve köylülerin bir çoğu bu istasyonun kendilerine sağlık açısından zarar verdiğini düşünüyor. Telefonun şebekesinde sorun olduğunu söyleyen bazı gençler de bu sayede şebekelerinin geleceğini düşünüyor.

Yollara gelince, yolların parkelenmesine başlanmış ancak yarım bırakılmış. İl Özel İdaresine konu dile getirildiğinde, yetkililer parkelemenin Kırıkhan’da devam ettiğini belirtiyor. O yüzden köye hizmet aksıyor. Nitekim kış geldi, sezon bitti yollar hâlâ tamamlanmış değil. Bu da köylüleri oldukça rahatsız ediyor. Azalar da kendi işleriyle uğraşmalarının yanı sıra köy için ceplerinden para da harcadıklarını söylüyorlar.

Köyde dolaştığımızda halkımızın en çok rahatsız olduğu konulardan biri de köye yeni kurulan baz İstasyonu. Muhtarlığa sürekli şikayetler geliyor. Muhtar Hamurcu, “Beni köylülerimiz sürekli arayarak radyasyondan korktuklarını belirtiyor ve kaldırılması için şikayette bulunuyorlar. Elimden de bir şey gelmiyor. Biz gidip söyledik. Bize bunun için izin alındığını belirtiyorlar. Adamlar orayı henüz devreye sokmadılar. Elektrik bağlanamadığı için orası şu an çalışmıyor. Ellerinde bize belge gösteriyorlar. Sağlık bakanlığı ve her yerden izin aldıklarını söylüyorlar. Ama bütün köy olarak bundan rahatsızız. ‘Bu arsanın sahibi kendi arsasını kiralamış, mal sahibi istedikten sonra kimse bir şey yapamaz’ diyorlar” diye anlatıyor.

BAZ İLE OKUL KARŞI KARŞIYA

Muhtarın arabasıyla geziyoruz köyü. Kanalizasyonu anlatıyor muhtar bu arada; boruların bir kısmının yapıldığını ama yarım kaldığını aktarıyor. Yollardaki çatlakları sorduğumuzda ise kamyonları suçlayarak ağır yüklü kamyonların yolları kırdığını belirtiyor. Abdülkerim Yiğitol İlköğretim Okulu yoluna dökülen çakılla karışık asfaltımsı yerin de kendisi tarafından döküldüğünü belirtiyor. İlköğretim okulunun ön bahçesinin hali ise içler acısı. Her taraf çamur içinde. Okul bahçesinin zemini de iyi değil. Ancak daha da kötüsü okulun baz istasyonu ile karşı karşıya olması. Arada bir kilometre bile yok.

Bığdedi’de sorunlar bitmek bilmiyor. Muhtar ve köyün yerel diğer yöneticileri ise merkezi idare ile takışmamak için sıkıntıları gizlemeye çalıştıkları gözümüzden kaçmıyor. Bütün Türkiye’ye sirayet etmiş bürokratik kadrolaşmanın hizmet üretmek noktasında yarattığı aksamalar elbette burada da yaşanıyor. Görünen o ki sorunlar çözümü için köylülerin bir araya gelmekten başka çözümleri yok. (Hatay/EVRENSEL)

BİR SOR BİN AH İŞİT

Erkan Harbalioğlu: Her şey eksik burada, burada yaşanamaz. Bir İnternet kafemiz var başka bir şey yok. O da sahibi istediği zaman açıp kapıyor. Kuveyt’te çalışıyorum, vize ile ilgili problem çıktı gelmek zorunda kaldım. Geldiğime pişman oldum. Yağmurlar yağdı mı elektrikler kesiliyor ve ertesi güne kadar da gelmiyor. Trafo zaten eski bir de arızalı. Ağaçları kesip elektrik bakımı yapmadan önce trafoyu değiştirsinler.
AKP’ye oy için 50 milyon para verdiler. Şimdi hizmet için de para alıyorlar. Köyde büyükler gençleri pek fazla sevmiyorlar. Akşam meydanda oturuyoruz diye burada niye toplanıyorsunuz diye kızıyorlar, laf yapıyorlar. Köyde parkeler iyi oldu ama sağlık ocağının iyi olması çok önemli değil. Zaten doktor haftada iki saatliğine anca geliyor.

Düğün salonu vardı bir tane, şimdi onu da kapattılar. Borçlardan dolayı. Arapça kursları yapılırsa iyi olur. Gençler asimilasyona uğruyorlar.

Naim Harbalioğlu: Parkeler çok iyi oldu. Eksiklikleri var. 6 kilometrelik yol yapılacaktı yarısını yaptılar, yarısı yapılmadı. Muhtarımız işlerle ilgileniyor. 20 senedir duymadığımız suyu bu muhtardan aldık. Bostancık tarafında sıkıntılar var yollarla ilgili. Oraları da yapsalar iyi olur. Mahallemizde baz istasyonu ile ilgili sıkıntılar var. Herhalde toplanıp orayı yıkacağız. Çıkarsalar iyi olur. Zararı var bize oranın ama faydası yok.
Semir Çaylı (İnşaat İşçisi): Bence baz istasyonunun biraz uzak bir yere kurulması gerekiyordu. Yerleşim yerine yakın olması doğru değil. Bu köy eğitim seviyesi pek fazla yüksek olmayan bir yer bu yüzden sorunlarına çok fazla sahip çıkmıyor. Köy halkı kime şikayet edeceklerini bilmedikleri için bir şey yapmıyorlar. Bölgede parti kavgaları oluyor. CHP’ye oy verenlerin sokaklarına parke taşı daha az yapıldı mesela. Örneğin Atatürk Caddesi de parkelenmemiş bu yüzden.

Servet Harbalioğlu: Köyü gezerken Sala’dan (Namaz) çıkan Servet’e de elektrikle ilgili sıkıntıyı soruyoruz o da sorumuzu cevaplıyor: “TEDAŞ bildiğim kadarıyla tadilatta ağaçları kestikleri için elektrikleri kesebiliyordu. Ağaçlar tellere yaklaştığı için bizi önceden uyarıyorlardı elektrikler kesilecek diye. Ama bu sefer neden kesildiğini söylemediler. Sabah elektrikler kısa bir süre de olsa kesildi. Yağmur yağdığı zaman elektrik kesilecek diye insan korkuyor. Trafo arızalı zaten eski bir trafo.

evrensel gazetesinden aldık

AleviKoyleri

Bir cevap yazın